Hikav’da Mutezile Konusu Tartışıldı20 Mart 2018

Hikav’da Mutezile Konusu Tartışıldı

Prof. Dr. Hüseyin Hansu, İslam tarihinde ortaya çıkan ilk mezhep hareketlerinden biri olan Mutezile’yi ortaya çıkaran tarihsel ve kültürel şartları ve bu akımın temel karakteristik özelliklerini ele alan bir seminer verdi

HİKAV tarafından vakıf merkezinde düzenlenen Cumartesi Buluşmalarında bu hafta “Mutezilenin düşünsel sistemi ve kaynakları” konusu ele alındı. Özellikle Mutezilenin hadis anlayışı üzerine çalışmalarıyla tanınan Prof. Dr. Hüseyin Hansu, İslam tarihinde ortaya çıkan ilk mezhep hareketlerinden biri olan Mutezile’yi ortaya çıkaran tarihsel ve kültürel şartları ve bu akımın temel karakteristik özelliklerini ele alan bir seminer verdi. Haricilik ve Şia gibi siyasal temele dayalı mezhepler bir tarafa bırakılacak olursa Mutezilenin İslam tarihinde ortaya çıkan ilk mezhep olduğunu belirten Prof. Dr. Hansu, Mutezile konusundaki spekülasyonlara dikkat çekti. Mutezilenin özellikle gayrimüslim çevrelere ve müşebbihe, mücessime ve çeşitli ilhad hareketleri gibi akımlara karşı İslam akidesini savunmaya çalıştığını, tevhid, adalet, va’d-va’id, el-menziletu beyne’l-menzileteyn ve el-emri bi’l-maruf ve’n-nehyi ani’l-münker görüşleriyle erken dönem İslam tarihinde ortaya çıkan büyük günah işleyenin durumunun ne’liği gibi hususlardaki tartışmalara kendi zaviyesinden katıldığını vurguladı. Akıl ve nakil ilişkisine yönelik Mutezilenin ilahiyat ve akaid alanlarında aklı, ibadet, muamelat gibi dini yaşantı konusunda ise nakli ön plana çıkardığını ifade etti. Bu arada Mutezilenin her şeyi akılla açıklamaya çalışan bir akım olmadığının ve Mutezilenin akla yaptığı vurgunun günümüz rasyonalizminin akılcılığından tamamıyla farklı olduğunun altını çizdi. Son olarak; Vasıl bin Ata, Cahız, Nazzam, Zamahşeri ve Kadı Abdülcebbar gibi birçok önemli âlimi bünyesinde barındırmış olan Mutezile akımının kimilerinin iddia ettiği gibi Yunan felsefe geleneğinin ürettiği bir akım olmadığını ilk dönem İslam düşünce geleneği içinde yer alan orijinal bir ürün olduğunu belirtti; Mutezileyi anlamanın İslam düşünce tarihini anlama açısından önemine dikkat çekti.

İslam düşünce tarihinde ilk akılcı hareket olarak görülen Mutezile, tezahür ettiği tarihsel şartlarda her ne kadar İslam itikadının farklı çevrelere karşı savunusuna dayalı bir akım şeklinde tebarüz etmişse de Allah’ın sıfatları, hayır-şer, kaza ve kader gibi hususlarda aklı önceleyen yapısıyla, her konuda öncelikle kitabı ve sünneti temel referans olarak kabul eden İslam düşünce usulünden ayrı bir çizgiye evrilmiştir.

Sohbeti Dinlemek İçin Tıklayın