Müslüman kimliği ve İslam Ahlakı Sempozyumu Yapıldı15 Mayıs 2018

Müslüman kimliği ve İslam Ahlakı Sempozyumu Yapıldı

HİKAV tarafından düzenlenen “Müslüman kimliği ve İslam ahlakı” konulu sempozyum 04-06 tarihleri arasında Kızılcahamam’da gerçekleştirildi.

HİKAV tarafından düzenlenen “Müslüman kimliği ve İslam ahlakı” konulu sempozyum 04-06 tarihleri arasında Kızılcahamam’da gerçekleştirildi. 4 oturum halinde düzenlenen sempozyumda sunulan bildirilerde Müslüman kimliği ile İslam ahlakı arasındaki vaz geçilmez ilişki ele alındı, İslam ahlakının temelleri ve gerekleri ile günümüzde yaşanan ahlaki yozlaşma ele alındı.

Güzel ahlak, itikad, ibadet ve muamelatla birlikte, dinin en temel değerleri arasındadır. Kur’an’da üstün bir ahlak üzere olduğu vurgulanan Hz. Peygamber (s.a.v.) “din, güzel ahlaktır” buyurmakta ve kendisinin güzel ahlakı tamamlamak üzere gönderildiğini belirtmektedir. Peygamberin ahlakı konusunda Hz. Ayşe validemiz Kur’an’a dikkat çekmekte ve onun ahlakının Kur’an olduğunun altını çizmektedir.

Güzel ahlakın ifadesi olan İslam ahlakının temel referansı Allah’ın kitabı ve Resulünün sünnetidir. Güzel ahlakın özü; Allah’a verdiğimiz söze bağlı kalmaktır. Yani, “yalnızca O’na kul olma ve yalnızca O’ndan yardım dileme” sözüne bağlılık, tutum ve davranışlarımızda yalnızca Allah’ın iradesini gözetmek, Allah’ın rızasını amaç edinmek, hududullaha riayet etmek, haramlardan ve harama giden yollardan sakınmak ve helalleri gözetmektir. Kısacası hukukullaha, yani Allah’ın haklarına riayet etmektir. Allah’a verdiğimiz söz bağlamında güzel ahlak; adalet, ihsan, hayırda ve iyilikte dayanışma, iffet, cesaret, cömertlik ve benzeri faziletlere ya da erdemlere yönelmek, zulüm, fesat, fitne, kibir, riya, ihanet, bencillik, yalancılık, cimrilik ve hayâsızlık gibi reziletlerden ise uzak durmaktır.

Güzel ahlaka riayet Müslüman kimliğinin ayrılmaz bir parçasıdır. Müslüman güzel ahlakıyla tebarüz etmiş olan kişidir. Yalnız Allah’ı ilah edinen, takva ile Allah rızasını hedefleyen, adaleti, iyiliği, ihsanı, sabrı, infakı yaşam biçimi edinen güvenilir insandır. Müslümanlara karşı merhametlidir, şefkatlidir; inkârcılara karşı onurludur. Müslüman ırzını, iffetini muhafaza eder, boş şeylerden yüz çevirir, namazlarını ikame eder, zekâtını verir; Allah’a verdiği söze sadık kalır. Bütün bu özellikleriyle Müslüman kurtuluş ehlidir.

Müslüman kimliğin, Kur’an’da ve Sünnette tanımlanan bu ayırt edici özelliklerine rağmen, maalesef bugün İslam dünyasında ciddi bir ahlaki problem yaşandığı bir realitedir. Öyle ki Müslüman bir kimlikle kendisini tanımlayan bireylerin tutum ve davranışlarında İslam ahlakıyla örtüşmeyen yaklaşımlar Müslüman kimliğini tartışılır hale getirmektedir. Müslüman olduğunu ifade ettiği halde Allah’ın belirlediği sınırlara riayetsizlik, teoride ve pratik yaşamda tutarsızlık, İslam’ın erdemler/faziletler olarak zikrettiği değerlerin içinin boşaltılması ve günahların, haramların ve reziletler olarak nitelenen ahlaki zafiyetlerin sıradanlaştırılması ciddi bir problem olarak karşımızdadır.